Orta Doğu Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunlarının bir e-ortamıdır.

Ana Sayfa | Etkinlikler | Birikimler | Ülke Gündemi | Biz Bize | Dağar | Siteler | Sanat | Başka Şeyler

Arşiv

metu-ie-alumni

Kimlik

Yazışma

İnsan Kaynakları Yönetimi
Ne Kadar 'Ehil'iz?

Turgut Uzer

 Turgut Uzer

Bundan bir süre önce, bir lise öğrencisi bana "bir iş gününüz nasıl geçiyor, neler yapıyorsunuz?" diye sordu. Böyle sıradışı, ilginç sorular genellikle öğrencilerden geliyor. Yurtiçinde ve yurtdışında çeşitli topluluklara hitab ediyorum, topluluklardan gelen soruları ise insan bir süre sonra üç aşağı beş yukarı tahmin edebilir hale geliyor. Bu genellemenin tutmadığı yer ise okullar. Öğrenciler bazen çok karmaşık, bazen de fazla basit sorularla insanı duraklattırıyorlar. Aynen bu şekilde, " bir iş gününüz nasıl geçiyor, neler yapıyorsunuz?" diye sorulunca ben bir durdum, bu sorunun cevap formatı kafamda yoktu, duraklaya duraklaya cevap verdim. Cevabımı tamamladığımda fark ettim ki benim zamanımın çoğu bir şekilde insan bağlantılı sorunlarla uğraşmakla geçiyor. Bu bulguyu gerek kendimde, gerekse başka yöneticiler üzerinde gözlemlemeye çalıştım. Evet, yöneticilerin, en azından benim çevremdeki yöneticilerin vaktinin çoğunluğu insan bağlantılı konularla geçiyor. Başka bir deyişle, hepimiz insan kaynakları yöneticisiyiz, hem de kullanmaya çalıştığımız disiplinlerden en fazla ihtiyacımız olan ve en çok kullandığımız olanı "insan kaynakları".

Peki eğer insan kaynakları bizlerin(yöneticilerin) en fazla kullandığımız disiplinse, bizler bu konuda ne kadar "ehil"iz? Bu konudaki yetkinliğimiz ne düzeydedir? Bugün yönetici koltuklarının çoğunluğunda, ki buna ben de dahilim, akademik öğrenimleri insan davranışları ve yönetimi konusu dışındaki konularda olan insanlar oturmaktadır. Yönetim kademelerinde daha yukarılarda ise bu söylediğim daha da doğru hale gelmektedir. Profesyonel yaşantımız boyunca kimimiz çok bilinçli, kimimiz daha az bilinçli olarak kendimizi bu konuda yetiştiriyoruz, ancak işin esasına bakacak olursak çoğunluğumuz bu disiplinde "alaylıyız". Benim temasta olduğum yurtdışındaki şirketlerde de bu durum farklı değil.

"Coaching"in yöneticinin en belirgin tarzı olması gerektiği üzerinde hemfikir olduğumuz bu dönemde, üzerine üstlük çalışanımızdan beklediğimiz tarzların içinde en belirginlerden birinin "katılım" olduğu bu dönemde, insan davranışları ve yönetiminin önemi daha da fazla ortaya çıkmaktadır.

Tümden gelimle aynı konuya bakacak olursak: giderek küreselleşen (globalleşen) dünyada rekabetin en belirgin silahı organizasyonların insan potansiyeli olduğu ortaya çıkmaktadır. O halde elimizdeki insan potansiyelini ne ölçüde etkin kullandığımız, bir yerde geleceğimizi belirleyecektir. Organizasyon, kariyer ve eğitim planlaması yapılırken bu konu dikkate alınmalı, değerlendirilmesi yapılıp gelişimi ve devamlılığı sağlanmalıdır.

Yarının üst düzey yöneticilerinin, insan davranışları ve yönetimi konularında bugünkünden daha fazla "ehil" olacaklarına inanıyorum.


Turgut Uzer

(Executive Excellence'in Şubat 1999 sayısında yayınlandı)

Ana Sayfa | Etkinlikler | Birikimler | Ülke Gündemi | Biz Bize | Dağar | Siteler | Sanat | Başka Şeyler