Orta Doğu Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunlarının bir e-ortamıdır.

Ana Sayfa | Etkinlikler | Birikimler | Ülke Gündemi | Biz Bize | Dağar | Siteler | Sanat | Başka Şeyler

Arşiv

metu-ie-alumni

Kimlik

Yazışma

Türkiye'de Elektrik Üretimi ve Özelleştirme
<<< Geri

Yönlendirme Sayfası

Devam >>>

(Özellikle Türkiye'de) sanayi ile uzaktan yakından bugün itibariyle ilgisi olan veya yarın birgün ilgisi olma ihtimali olan herkesin bu konuyla ilgili yazışılanlardan faydalanabileceğini düşünüyorum. Enerji sektörü, veya şu sıralar ListEM'de yazışılan Elektrik sektörü, özellikle son onbeş yirmi yıl içindeki gelişmelerle sanayide kritik bir yere geldi. Bu gelişme süreceğe benziyor.

Konudaki teknik ve operasyonel bilgim yok denecek kadar az, ancak enerji sektörünün yönetimsel olarak üyesi sayılırım. Bir iki ufak katkıda bulunayım: Türkiye'de elektriğin sanayi sektöründe nakit maliyet girdilerinden aldığı pay, sektörel bazda değişiklikler göstermekle birlikte, son onbeş yıl içinde kabacana katlandı. Geldiği seviye itibariyle de "Türkiyeye sanayi yatırımı neden gelmiyor?" sorusuna "siyasi ve ekonomik istikrarsızlık" genel cevabının altında başka bir başlığa işaret ediyor: örneğin elektrik tüketimi nisbeten yüksek bir sektör olan "metal deformation" işinde birim miktar ürün için tüketilen elektriğin nakit maliyetteki payı personel giderlerinin payı ile yaklaşık eşit vaziyete geldi.

Birçok sektörde Türkiye nisbeten ucuz işgücü ile bulduğu avantajı nisbeten pahalı enerji ile kaybediyor.

Elektrik üretiminin nakit girdilerinin büyük bölümünün fiyatı global olarak oluştuğundan ve elektrik üretim teknolojisinin de global olarak geliştirilmiş olmasından elektrik üretiminin nakit maliyeti genel kabul görmüş yöntemlerle tüm dünyada çok büyük farklılıklar göstermiyor (bu konuda son derece inandırıcı bir araştırmayı okudum geçen sene ancak izini bulamadığımdan referans veremiyorum). Genel kabul görmüş yöntemlerle elektrik üretiminin nakit maliyeti, elektriği global olarak 3.5-4.5 Euro-cent/kwh fiyat bandında satmaya müsait. Türkiye'de sanayi elektriğinin fiyatı, geçen sene 8 Euro-cent/kwh'ın üzerine seyretti, bu sene şu sıralar 6 Euro-cent/kwh'ın biraz altında. Hem seviye, hem de "istikrar" adına kayıt edilmesine fayda var.(Sebeplerine diğer yazan arkadaşlar değindi, sadece işin "siyasal" ve "endirek vergi" boyutlarına değinilmedi zannediyorum, onlar da zaten hepimize malumdur).

İşin bir başka boyutu ise elektriğin bulunabilirliği ve kalitesi. Bugün Türkiye'de otoprodüktörlüğe girişen sanayicilerin ana motivasyonunun elektriğin "bulunabilirliği" olduğunu söyleyebilirim. İkinci derecede elektriğin kalitesi geliyor, 1980'li yıllarda haftada bir elektrik kesintisi vakayı adiyedendi, her bir elektrik kesintisi sanayinin birçok sektörü için önemli bir kalite ve maliyet faktörüdür. Bazı sektörlerde ve teknolojilerde üretimin kesintiye uğraması için elektriğin kesilmesine bile gerek yoktur, gözle görülemeyecek bir "voltage dip" tüm üretimi durdurabilir.

Yani önce elektriği bulacaksın, sonra elektriğin iyisini bulacaksın, sonra da iyi elektriğin ucuzunu bulacaksın.

Sevgiler
Turgut Uzer '76
Çar 27.08.2003 09:20
[METU-IE-ALUMNI:11818] Turkiye'de elektrik uretimi ve ozellestirme
**************************

Türkiye'de enerji maliyetinin mesela Avrupaya kıyasla çok yüksek olduğu doğrudur ve de sanayicilerin asık suratla dolaşmasında önemli nedenlerden biridir. Turgut bey elektriğin kwh maliyetini biraz düşük vermiş (ya da biz kazıklanıyoruz); faturalarda 126100TL/kwh görünüyor yani 8.3 euro-cent. Eğer serbest tüketici belgesi almayı başarmışşanız, otoprodüktörlerden %10 indirim almanız mümkün (eğer bir otoprodüktörü yanınıza ortak olarak alabilirseniz elektriği %16 daha ucuz alabiliyorsunuz). Yani diyelim enerji maliyetiniz toplam maliyetiniz içinde %10 ise, bir otoprodüktör ile anlaşarak toplam maliyetinizi bir anda net %1 azaltabilirsiniz; bu da yıllarca uğraşıp bakım onarım giderlerinizi %20 azaltmaya eşdeğer bir kazanç sağlar. Elbette bakım-onarım giderlerinizi %20 indirmenin yolarını aramaya devam edersiniz, bu sizin yönetim başarınızdır ve dünyadaki rakiplerinizle aranızdaki yarışta size prim sağlar ama enerji maliyetleri nedeniyle kim yarışa geriden başlamak ister ki?

Enerji maliyetleri konusunda ulaşacağımız nokta bellidir, avrupa maliyetleri. Bu maliyetlere inebilmek için öncelikli yapılacak iş kayıpları azaltmak; burası kesin (Çağlar hocamın yazdığı gibi kayıpların önemli bir bölümü sanayi kuruluşlarından kaynaklanıyor; sayaçlarla oynamak, bunu da elektrik kurumundan gelen memurun cebine birkaç kuruş sıkıştırarak yapmak pek mümkün birşeydi). Ama kayıpların oranı ile fiyat oranı birbirini tutmuyor (yani eloğlunun %5-6 kayıbına karşılık bizim %21 kaybımız var ama adamın 4 eoru-cente kullandığı elektriğe biz 8 euro-cent ödüyoruz). Bu noktada Turgut beyin dokundurduğu işin "siyasal" ve "endirek vergi" boyutlarını da konu edinmek gerekli sanırım.

Saygılar

Ünsal Zağlı '87
Per 28.08.2003 10:48
[METU-IE-ALUMNI:11835] Re: Turkiye'de elektrik uretimi ve ozellestirme
*********************

bazı sanayiciler asık suratla dolaşmaktan daha fazlasını yapıyorlar.. bu [asagidaki] haberi sanırım duymuş ya da okumuşsunuzdur..

Sezen'00
Per 28.08.2003 13:42
[METU-IE-ALUMNI:11839] Re: Türkiye'de elektrik üretimi ve özellestirme

"Geçtiğimiz Ekim ayının ortasında Urfa'da, Hasan Balıkçı adında genç bir elektrik mühendisi öldürüldü...
Balıkçı, enerji sektöründeki büyük yolsuzlukları ortaya çıkaran Beyaz Enerji Operasyonu'nun Mersin ayağında, araştırmalarıyla pek çok kişinin görevden alınmasına neden olmuş, Adana ve Urfa'da kaçak elektrik kullanımına karşı mücadelesiyle TEDAŞ camiasında tanınır hale gelmişti. 2001'de Adana'da yıllık 1.4 trilyon lira olan elektrik tahsilatını 2002'de sıkı kontrolleri sayesinde 3 trilyona çıkarmıştı...
En büyük mücadeleyi plastik fabrikalarına karşı veriyordu. Zira elektriği en fazla kullanan sektör plastik sanayiiydi ve en büyük kaçak da burada yakalanıyordu. Hasan Balıkçı, trafosu fabrika içinde olan tüm fabrikaları tek tek tespit etmis, bunları dışarıya alabilmek için olmadık mücadeleler vermişti. Bir kısmını başarmıs, bir kısmında ise tehditlerle, dayaklarla fabrika içine bile sokulmamıştı. Çünkü bu fabrikalar aylık 500-600 milyonluk faturalar öderken, Hasan'ın kontrollerinin sıkılaşmasıyla 13-14 milyar lira öder hale gelmişlerdi. 2000 yılında birkaç plastik fabrikası biraraya geldi ve Hasan'a 120 milyar lira rüşvet teklif etti. Rüşveti kabul etmeyince, ‘‘O zaman ölümü göze alıyorsan bizimle uğraş’’ tehdidiyle karşılaştı. Sonrasında da ardı arkası kesilmeyen tehditler yağdı.....azmettirici Zeki Akkoyun'un firarda olsa da fabrikası takır takır işliyor ve para kazanmaya devam ediyor. Hasan Balıkçı'nın iki buçuk yaşındaki kızı ise babasının hala Urfa'da olduğunu sanıyor ve onunla hayali telefon görüşmeleri yapıyor.”
 
<<< Geri

Yönlendirme Sayfası

Devam >>>

Ana Sayfa | Etkinlikler | Birikimler | Ülke Gündemi | Biz Bize | Dağar | Siteler | Sanat | Başka Şeyler